Sarhoş Damadım Götümü Feci Sikti

Herkese Almanya'dan selamlar. Bu Siteyi uzun zamandır takip ediyorum ve yazılan hikayeleri beğenerek okuyorum. Benim hikayem Damadımla geçen sene başlayıp halen devam ediyor. Ben uzun yıllardır evliyim ve iki çocuk sahibiyim. Oğlum 18 yaşında ve bu sene Münih'te Üniversiteye başladı. Kızım 20 yaşında ve evli, kocası 25 yaşında. Çok mutlu bir evlilikleri var. Damadım Kızımın bir dediğini iki etmez. Kocamla ben, senede 3-4 ay Türkiye'de kalır, sonra senenin geri kalan aylarını geçirmek için Almanya'ya döneriz. Kocamla iyi geçiniriz ve mutluyuz. Ama yatakta son 7-8 senedir malesef (Kocamdan dolayı) pek birşeyler yaptığımız yok sayılır. Kocamla ayda anca 1-2 kez ilişkiye gireriz ve Kocam 5 dakikada işini bitirir yatar. Yine de, bu yaştan sonra, sırf sex için Kocamı hiçte bırakma niyetinde değilim. Geçen sene 9. ayda Türkiye'ye gittik. Ankarada'ki evimizde otururken, bir akşam Almanya'dan kızım aradı. Kocasının Türkiye'ye geleceğini, Ankara'da tapu işleri olduğunu söyledi ve bizim evde kalıp kalamayacağını sordu. Kocam da, "Tabi ki
buyursun gelsin kızım, Damadımızı otelde yatıracak değiliz ya! Hem tam isabet oldu, beni de işyerimden aradılar, bazı sorunlar varmış, bir haftalığına Almanya'ya dönmem gerekiyor. Damat burda kalırsa annen de korkmaz, evde yalnız kalınca korkuyor annen!" dedi.

Kocamı Almanya'ya yolcu ettim ve iki gün sonra da Damadım Mustafa kapıyı çaldı. Kapıyı açtığımda, "Anneciğim nasılsın?" diye bana sarıldı. Bunu herzaman yapar. Damadı içeri buyur ettim. Damat gelecek diye çay demlemiştim, beraber çay içtik, birşeyler yedi ve sohbet etmeye başladık. Damat Ankara'dan bir arsa almak için gelmiş ve 9-10 gün kalacakmış. O akşam Damada misafir odasını hazırladım ve orada yattı. Sabah kalktığımda, Damat çoktan çıkmıştı evden. Öğleye doğru geldi ve beraber yemek yedik. İnternetten bulduğu arsayı gitmiş görmüş, arsa sahibiyle pazarlıkta anlaşmışlar, yazmışlar çizmişler, kaporasını falan vermiş ve geriye sırf tapu işleri kalmış. Öğleden sonra resmi daireler açılınca da tapuyu alacakmış. Çayımızı içtikten sonra tapu dairesine gitti.

Birkaç saat sonra beni arayıp, "Tapuyu aldım anne, bunu kutlamamız lazım, akşam gelirken Rakı getireyim, sen de mezeleri hazırla, içelim!" diye ısrar etti. Bazen hep beraber yemek yerken, Damat Kayınbaba bir iki bardak Rakı içerler, ısrarlarına dayanamaz, ben de 1 bardak içerdim. Damadın sevincini kursağında bırakmamak için akşama güzel bir sofra hazırladım. Damat eve geldiğinde yine bana sarıldı. Arsayı iyi bir fiyata aldığı için çok sevinçliydi. Getirdiği Rakıyı açtık ve sofraya oturduk.

Ben daha iki bardak içmeden, Damat şişeyi bitirdi. Rakı bu, şişede durduğu gibi durmadığını hepimiz biliriz. Damat sarhoş oldu tabii, konuşurken ağzı yüzü falan kayıyordu. Gece vakit ilerlediği için, "Kalk Damat seni yatırayım yatağına!" dedim ve koluna girdim. Ama Damat 1.80 boyunda ve 90-95 kilo, Zebellah gibi bir adam, bense 1.65 ve 55 kilodayım, hadi şimdi böyle bir adama destek verip götür. Zor güç bunu ayağa kaldırdım, ama misafir odasına kadar götüremedim, bizim yatak odası daha yakın olduğundan, oraya götürüp, bizim yatağa uzandırdım. En azından pantolon ve gömleğini çıkartayım dedim ve bunu atlet külotla yorganın altına yatırmayı başardım. Tam odadan çıkacağımda kolumdan tutup çekerek, "Anne sen de burda yat, hem konuşuruz!" diye yalvarmaya başladı. Benim de kafam hafif döndüğü için, "Tamam!" dedim ve ince bir etek ve tişörtle yatağa uzandım. Damat arsa hakkında geveleyerek birşeyler anlatıyordu, ama ben daha kafam yastığa değer değmez uyumuşum.

Gece saat 03:00 gibi üzerimde bir ağırlıkla uyandım. Bir de baktım ki, Damadın sol eli, benim kolumun altından göğsümü tutuyor ve sol bacağını da kalçamın üzerine atmış, beni Ahtapot gibi öyle bir sarmış ki, kurtulmak mümkün değil. Ben kurtulmaya çalıştıkça, Damat daha çok sarılıyor ve kalkmış yarağı kalçama öyle bir baskı yapıyor ki, nerdeyse eteğimi yırtıp kalçamın arasına girecek.

Nasıl olsa sarhoş, bilmeden yapıyor diye seslenmedim. Ama Damat resmen kerkiniyordu bana. İstem dışı da olsa hoşuma gitmeye başladı ve ben de kalçamı onun yarağına dayamaya başladım. Damat bundan cesaret almış olmalı ki, elini bir çırpıda tişörtümün içine sokup sol göğsümü avuçladı ve yoğurmaya başladı. Meme uçlarımı sıkıp bırakıyor ve elini göbeğime doğru kaydırarak karnımı okşuyordu.

Bir süre sonra elini tişörtümden çıkardı ve eteğimin altına soktu, ordan elini külodumun içine sokup, resmen amımı avuçlamaya başladı. Aylardır amıma el değmemiş tabi, Damat avuçlarken amım hemen ıslandı. Parmağını amımın içine sokup çıkarmaya başlayınca da dayanamadım ve inleyerek, sarsıla sarsıla boşaldım. Damadım bir hışımla üstümüzdeki yorganı çekip, beni sırtüstü çevirip külodumu indirdi ve amıma yumuldu, amımı yalamaya başladı. Damada karşı koymak istesem de, amım başka birşey diyordu ve seslenmedim.

Damat, benim yıllardır dil görmemiş amımı öyle bir yaladı ki, zevkten kafayı bozmamak elde değildi. Yarım saatten fazla amımı yaladıktan sonra, yavaş yavaş yukarı çıktı ve önce göğüslerimi emip yaladı, daha sonra dudaklarımı öpmeye başladı. Tanrım, bu nasıl bir öpüşme böyle, resmen yiyordu beni. Dudaklarımı dudaklarından kurtarıp, "Hadi gir içime!" diye inledim. Damat bir çırpıda külodunu çıkardı ve amıma baskı yapmaya başladı. Amıma girmesine yardımcı olayım diye elimi yarağına bir attım ki, kalbim yerinden fırladı. Yarağı kocamandı, uzunluğu benim bileğim kadar vardı nerdeyse, bir de kalın ki sormayın. "Damat yavaş, ben bunu alamam!" dememe kalmadı, yarağının mantar gibi başını soktu. Amımdan seller sular aksa da, kalanını sokarken zorlanıyordu.

Biraz git gel yapa yapa yarısını soktu, ama ter su içinde kaldı. "Kurban olayım Damat yeter, hepsini sokma!" desem de, Damat, "Kızın da alırken zorlanıyor, ama girince de çıkarmamı istemiyor!" diye diye hepsini soktu. Yırtılıyorum sandım, "Damat kımıldama ne olur, alışşın bari!" diye yalvardım. Ama durdurmak nafile, Damat azgın boğa gibi amımı sikmeye başladı. Yarağını kafasına kadar çıkarıp, hızlıca köklüyordu amıma ve inlete inlete sikiyordu beni.

5-10 dakika sonra amım yarağına alıştı ve acı yerini zevke bıraktı. Artık Damadımın yarağı beni zevkten uçuruyordu. Altında kim bilir kaç kez orgazm olup boşaldığımı saymadım, ama bir saattir halen sikiyordu beni. Bende derman kalmamıştı, tırnaklarımı sırtına geçirmiştim ve "Hadi boşal artık ne olursun!" diye yalvarıyordum. En sonunda iyice hızlanarak son birkez yüklendi ve içime patladı. Sanki hortumdan tazzikli su fışkırıyordu. Damat içime boşalırken ben bir kez daha orgazm oldum. Üzerimden indi, beni yan çevirip, 66 pozisyonunda arkamdan sarılıp, yine yarağını amıma soktu ve "Aşkım böyle uyuyalım!" dedi. Beni yine resmen Abluka altına almıştı.

Sabah, amımın içinde Damadın kalın yarağının kıpırdamasıyla uyandım, yarağı yine şahlanmıştı. Kafamı arkaya çevirdiğimde, Damat hınzır hınzır gülüyordu. Göğüslerimi okşayarak, "Günaydın şeker validem, bana kızmadın değil mi?" diye sordu. O yarak amındayken kim kızar ki? Damada, "Yaptığımızın çok yanlış olduğunu biliyormusun?" dediğimde, "Bilmezmiyim!" diyerek yarağını ucuna kadar amımdan çıkartıp birden geri kökledi ve "Yanlış olmasına yanlış, ama gelde şu daracık amcığı sikme! Artık fırsat buldukça bu amcığı benden esirgemiyeceksin, söz mü şeker validem benim?" diye diye beni bir kez daha sikip orgazm etti boşalttı, ama kendisinin boşalmaya niyeti hiç yoktu. "Boşal artık kurban olayım, bukadar çok sikilmeye alışık değilim!" desem de, Damat amıma köklemeye devam ediyordu.

Bir ara, "Sen en iyisi domal, taş gibi götünü görünce daha çabuk boşalırım!" diyerek beni dört ayak domalttı ve amımı öyle sikmeye devam etti. Ben seller sular gibi akarken, başparmağıyla götümün deliğini okşamaya başladı. "Oraya hiç niyetlenme damat!" dedim. Ama o, "Lütfen müsade et, azıcıkta götüne sokayım!" dedi. Ben nekadar, "Hayır mümkün değil, ordan olmaz!" desem de, yarağını amımdan çıkardı ve götümün deliğini bolca tükürükleyip, yarağını daha önce hiç sikilmemiş götüme dayadı. Ben ölü gibi yüstü uzandım yatağa, sokmasın diye. Ama Damat inat etmiş, arkamdan dayıyordu. Yarağının kafası birden girince, "Götüm yırtıldı!" diye bağırdım. Damat ensemi ısırdı ve "Canım, zoru bitti, tadını çıkar!" diye kocaman yarağını dibine kadar geçirdi götüme. Götümü hızlı hızlı siktikçe, taşakları amıma çarpıyor ve zevk almaya başlıyordum ki, 5 dakika sürmeden bağırsaklarıma dölünü boşalttı...

Biraz dinlenip kendimize geldiğimizde kalktık, beraber duş alıp, güzel bir kahvaltı yaptık. Götüm okadar çok ağrıyordu ki, kahvaltı yaparken altıma yastık koydum oturdum sandalyeye. Ama bu yaraktan artık vaz geçemiyeceğim belli idi.

Damat şimdi hem beni, hem kızımı sikiyor ve bundan kimsenin haberi yok. Üçümüz de çok mutluyuz. Bu iş nereye kadar gider derseniz, bilmiyorum ve açıkçası umrumda da değil :)

0 yorum:

Yorum Gönder